
Cina (Cayna),
Mahavira,
Muzaffer.
Caynizmin en önemli özelliği tüm kainatı yoktan var eden bir Yaratıcı'nın varlığını inkar eden, ateist bir din olmasıdır. Caynalar (Caynistler) evrenin sonsuz olduğuna, varlıkların bir başlangıcı ya da sonu olmadığına inanırlar. Onlara göre evrendeki bütün maddeler ve varlıklar sonsuzdur, kainat ise kendi kozmik kanunlarıyla işlemektedir.
Hindistan, ırklar ve diller konusunda çeşitlilik gösteren bir ülke olması yanında, bugün yaşayan birçok dinin de çıkış yeridir. Aşağı yukarı dörtbin yıllık bir geçmişe sahip olduğu kabul edilen Veda'ları esas alan, ağırlık merkezini Brahmanlar oluşturan ve kast sistemine dayanan Hinduizmden sonra, M.Ö. VI. Yüzyılda Buddizm ve Caynizm; M.S. XVI. Yüzyılda da Sihizm ortaya çıkmıştır. Hindistan'a mensup bir din olan Caynizm, bazı bilginlerce bir mezhep veya tarikat olarak görülmüştür. Caynistlerin sayıları 3 milyon civarındadır. Bu dinin kurucusu Mahavira (M.Ö. 599-527) olarak gösterilirse de, aslında Caynizm Parsva'ya (M.Ö. VIII. yüzyıl) kadar geri giden bir geçmişe sahiptir. Benares'te doğduğu kabul edilen Parsva'ya, "Parsvanatha" (muzaffer) adı verilmiştir. Parsva, dünya hayatını terk etmiş; her şeyi öğrenince vaaza başlamıştır. Yüz yaşında ölünceye kadar, aylarca perhiz yapmıştır. Parsva, Mahavira ve Budda'nın hayat hikâyeleri arasında büyük benzerlikler dikkati çekmektedir. Her üçü de kşatriya (prensler ve savaşçılar) kastındandır. Mahavira; "muzaffer" veya "insanî ihtiraslardan kurtulmuş" anlamında Cina denilmiştir (Cina, Saskritçe bir kelime, bir terimdir).
Cina (Cayna), doktrinini asiller ve halk arasında yaymıştır. O, vaazlarını kutsal dil olan Sanskritçe ve mahallî Magadhi lehçesinde yapmıştır. Etrafında çeşitli kastlardan insanlar toplamış ve büyük bir cemaat oluşturmuştur. Otuz sene kadar bu işi yürütmüş ve 72 yaşlarında (M.Ö. 527'de) Bihar'da ölmüştür.Caynizm, ateist bir din olarak gösterilir. Bu ateizm tanrının varlığını, ruhun ebedîliğini, kurbanın faydasını, kurtuluşun İmkânını İnkâr etmek anlamında değildir. Mahavlra, Budda gibi, tanrı fikri üzerinde durmamış olsa bile, bazı Caynist mezheplerde tanrı inancının varolduğu anlaşılır. Tapınaklarında tanrı heykelleri bulunur. Fakat M.S. XV. Yüzyılda kurulan Sthanakavasi mezhebi, İlk Caynizmin tanrı tanımaz bir karaktere sahip olduğunu savunmaya ve tapınaklardaki heykelleri, resimleri reddetmeye başlamıştır.
Caynistler, güzel mabetler inşa etmişlerdir. Caynist cemaatin idaresi, rahip ve rahibelerin elindedir. Önceleri gezici zahitler olarak yaşayan rahipler, daha sonra manastırlara yerleşmişlerdir. Kutsal yazılan okuyarak, ruh ve bedenlerini terbiye ederek vakitlerini geçirirler. Rahipler gibi halk da, günlük belirli ibâdetleri yerine getirir. İbâdet esnasında Tirtankaralarla ilgili ilâhiler söyler, tefekkür eder, tövbede bulunur, belirli hareketleri yerine getirir, hiçbir canlı varlığı incitmemeye gayret ederler. Bunun için nebatî gıdalarla beslenir, sarhoş edici içkiler kullanmazlar. Bütün hayvanların tedavi edildiği hastahaneler vardır. Dindar Caynistler, açlıktan ölmeye büyük önem verirler.