Bireye bir veya her iki ebeveynden gelen gen takımı...


Genom, (Fr. génome, İng. genome). 
Bireye bir veya her iki ebeveynden gelen gen takımı.
Yunancaoğul anlamına gelen genos sözcüğünden türetilmiştir. 
Gametlerde bulunan kromozomlar.
Bir gamette bulunan ve bir türe özgü en küçük sayıdaki bir seri kromozom.
Bir gamette bulunan ve bir türe özgü olan en küçük sayıdaki bir seri kromozom,  n sayıdaki kromozom.
Nobel ödüllü İngiliz Genetikçi John Sulston

İçinde bulunduğu hücre veya organizmaya özel bir etkisi olan, kuşaktan kuşağa ve hücreden hücreye geçen kalıtımsal ögeye gen (Fr. gene) adı verilir. 
Hücre,(İng. cell ). İnce bir zar içindeki protoplazma ve çekirdekten oluşmuş, bir organizmanın yapı ve görev bakımlarından en küçük birliği, göze.  Genellikle gözle görülemeyecek kadar küçük, yarı geçirgen bir zar ile çevrili sitoplâzma kitlesinden oluşan, sitoplâzma içinde çeşitli hayalî olayları yürüten çekirdek, endoplâzmik retikulum, mitokondri, sentriol, lizozom, ribozom, gibi organeller ile mikrofilâmentler, mikrotüpçükler vb. yapılar bulunan, genetik materyali ya bir zar ile çevrili (ökaryot) ya da sitoplâzma içinde zarsız olarak yer alan (prokaryot) bir organizmanın yapı ve görev bakımından en küçük birliği. Organizmanın canlılığını kendi başına sürdürebilen, bölünüp çoğalabilen ve dışarıdan aldığı maddeleri özümleyebilen en küçük birimi. Çekirdek ve sitoplazmadan oluşan hücre içerisinde canlılığını sürdürebilen organeller bulunurlarsa da bunların yaşaması hücrelerin canlılığını devam ettirmesine bağlıdır.